Saturday, June 2, 2007

Ben sahilde kumlara değil yapraklarıma yazıyorum
Ben hep o küçük çocuğa özlemle yazıyorum
Hiç de umutlu değildi ve ayna karşısında yorgun
Sahipliği zayıf bir bedene sığdırılmış onca iş güç
Burnunu sürtmekten, iyinin kokusunu almam güç

Turnanın gözünden vurmak için zamana ihtiyaç varmiş
Hedefim başkalarının da hedefiymiş, neymiş işim zormuş
Tüm bunları kim uydurmuş, eğilip nasihat verenler bir bir kaybolmuş
Tanışlarımın gülümsemesi hafızamda kayıtlıdır
Yapmacık bir gülücük atma anında anlaşılır
Meleklere özenme zaten kötüye çok yabancısın
Bugün senin için hayat bir arayıştır ama yarın?
Düşlerini kaybetmek istemiyorsun tadını sakla gülüşlerin,
Güneş sıcak, yağmur ıslak, zaman gökkuşağından berrak

Hepimiz sorumluyuz herkesin bir suçu var
Mutlak zaman aşımına uğrar yada hışımına rastlar
Bunun için gözlerim ağlar kafam duvara da toslar
Ne yazık o kadar da dost var,
Geç anladım ki inandıklarımızın arasında çok fark var
Anlayamadılar anlattıklarımda hep bir mana var
İçlerinde gel-git’ ler haklisin getirisi birazcık zarar
Kabuğundan çıkmış önüne hayallerini katar
Karanlık üzerinde ellerinde fener tartar
Unuturmusun acaba seni özlediğim kadar
Oynamasam 2 dakka duramam ama yerim dar


Uyumak istiyorum günler çabuk geçsin diye
Benim bunlara karnım tok beni anlamayanlara kok
En korktuğum şey demek ki kaybedeceğim bir şey yok
Herkesin bir derdi vardı tutamaz içinde
Konuşmaların gül yüzünde veren seni ele
İki elim arasında kafam daldım ama derinlere
Gördüm ki sen başkasın ben başka,

Bana kafayı takmayın; bu son perde sıradaki oyun başka
Yoksa sonuna kadar geldim kavuşmadı zihnim sana
Bir ömür böyle bitse de unutmayı göze alamam
Anlatamadım derdimi, gücüm kalmadı artık
Yinede kimse beni bulsun istemem
Konuşurken şimdi senden fazla da teklemem
Vaktim yok dinlenemem ki artık ben
Demek bozdu kendini aslı’nı kaybetti kerem
Ben gerilemem kafanı yorma ben yürüyorum
Gir dünyama gülügülüveren

Wednesday, May 30, 2007

Öyle dudak büküp hor gözle bakma
Bırak küçük dağlar yerinde dursun
Çoktan unuturdum ben seni, çoktan
Ah bu şarkıların gözü kör olsun

Güzelsen güzelsin, yok mu benzerin?
Goncadır ilk hâli bütün güllerin
Aklımda kalmazdı yüzün, ellerin
Ah bu şarkıların gözü kör olsun

Bir gülüşün var ki, kaş çatar gibi
En sıcak sözlerin azarlar gibi
Hiç bağlanır mıydım çocuklar gibi?
Ah bu şarkıların gözü kör olsun

Sonunda tuz bastım gönül yarama
Nice dağlar koydun, nice, arama
Seni terkedip de gitmek var ama
Ah bu şarkıların gözü kör olsun

Makam: Kürdili-Hicâzkâr
Usûl : Semâi
Beste: Avni Anıl
Güfte: Şahin Çandır