Mutluluğum senle yoğrulur, Paranoyak olduğum doğrudur
Dilim damağımı Kurutur, Çölde yağmur kurudur
Sessizliğim konuşur, Ben dünyayla boğuşur
Herkes bir gün anlayacak, Bu fani gidici hayatı
Bütün bedenler hissedecek, Elbet yavaştan
Göz gözü görmeyecek yanında dahi telaştan
Ne aşk Ne sevgi Ne inanç Ne de umut
Geride kalacak hepsi dünyada
Olması gereken şeylerin adını iyilik yapmak koymuşlar
Baksana aynı gök kubbe altında doğmuşlar
İyiliğin saçlarını yolmuşlar ya berduşlar
7 Cücelerin prensesi ölmüş uçurumdan bir bir atlamışlar
Bende rüya çok sende tabiri
Kahvemin dibinde falı ve telvesi
Aynı şarkıyı söyleyeli nerdeyse 1yıl olmuş
Vakit kendini öldürürken sevdiklerim kaybolmuş
Her gün bir adım daha fark atmaktayım bu dünyaya
Uzaktan tanıdık oluyorum yakınlaştık bu yabancıya
Eski mumun kokusu kalır fitili başını öne eğer küser aydınlığa
Tuzsuzlarla tatlı yapan bir uyanık kolpam ortalıklarda,
Ben bana kendim için lazımım, hatıram olsun sana sözlerim
Lapa lapa kar yağsın, manzaralarımı beyazlara boyayın
Ben;
Bugün Ölebirim…
Şu an Ölebilirim…
Her an Ölebilirim…
Hiddet,şiddet,nefret titretirken kalbimin bam telini
Yeni kapılar kilitlenir ve bende anahtarlar eksik
Mirasım hak edene kalsın moda değil bu sözler.
Tuesday, May 22, 2007
Güneş su olsa, yağmur kurusa aksa üstüme,
Açılsa tüm çiçekler dönse bana,
Ardından bulutlar kaplasa saklasa aşkımı,
Çok zorlardım şansımı ve yatıştırırdım hırsımı,
Yaşama kafa tutardım hevesim kırılsa,
Birileri yalandan uzak bu adama sille vurmaya kalksa,
İlle çile mi çekmem lazım demez,
Yolculuk nereye, neler uğruna ölmeye,
Dört yalnızlıkla bir doğruyu götürmeye,
Devam eder, ve düşünür neden herkes dargındır,
Bi de gerisi mühim değil, sevgim sana özel ve saftır,
Bugüne dek işlediğim günaha istirhamım tek bir aftır,
Dökmek ister içini içim, anlatmalı mı biçim biçim?
Her neşe bir içim ve içlenişime direnişim,
Ben yürüdükçe kalır izim, bitmek bilmez pembe dizim,
Yüzüm her resimde karanlık, karamsar bir çizim,
Kimler geçerken içimden, Bir sen vardın,
Melekleri imrendiren, Hiç gelme gideceksen,
Yerine göre hayranlık uyandıran serzenişim…
Açılsa tüm çiçekler dönse bana,
Ardından bulutlar kaplasa saklasa aşkımı,
Çok zorlardım şansımı ve yatıştırırdım hırsımı,
Yaşama kafa tutardım hevesim kırılsa,
Birileri yalandan uzak bu adama sille vurmaya kalksa,
İlle çile mi çekmem lazım demez,
Yolculuk nereye, neler uğruna ölmeye,
Dört yalnızlıkla bir doğruyu götürmeye,
Devam eder, ve düşünür neden herkes dargındır,
Bi de gerisi mühim değil, sevgim sana özel ve saftır,
Bugüne dek işlediğim günaha istirhamım tek bir aftır,
Dökmek ister içini içim, anlatmalı mı biçim biçim?
Her neşe bir içim ve içlenişime direnişim,
Ben yürüdükçe kalır izim, bitmek bilmez pembe dizim,
Yüzüm her resimde karanlık, karamsar bir çizim,
Kimler geçerken içimden, Bir sen vardın,
Melekleri imrendiren, Hiç gelme gideceksen,
Yerine göre hayranlık uyandıran serzenişim…
Hak edene dersi başkası değil hayat verir,
Derin bir denizin dibine çökünce her aşka hazine denir,
Gafilen bir av olur avlanırsan bir kalp diğerine hükmeder,
Benden uzakta olsun derdim neydi ki henüz çocukken,
Gücümü toplamam gerekti aldanışımı yaşarken,
Kıvranışımı seyreden melekler gibidir sükûnet,
Tam kendimi toplamışken önüme çıkar hayalet,
Ve korku içime hucmederken korkup kaçar cesaret,
Felaket sarsılışımı izler, cesede çevirir esaret,
Yardım et, ne olur! Ve söndür acımı ,
Yokluğunda kaç damla gözyaşı eder adın,
Ne olur, gel, gel ..Ben sensiz kendime bile düşmanım..
Derin bir denizin dibine çökünce her aşka hazine denir,
Gafilen bir av olur avlanırsan bir kalp diğerine hükmeder,
Benden uzakta olsun derdim neydi ki henüz çocukken,
Gücümü toplamam gerekti aldanışımı yaşarken,
Kıvranışımı seyreden melekler gibidir sükûnet,
Tam kendimi toplamışken önüme çıkar hayalet,
Ve korku içime hucmederken korkup kaçar cesaret,
Felaket sarsılışımı izler, cesede çevirir esaret,
Yardım et, ne olur! Ve söndür acımı ,
Yokluğunda kaç damla gözyaşı eder adın,
Ne olur, gel, gel ..Ben sensiz kendime bile düşmanım..
Benimle kal! Hevesim kursağımda, silüetin şakaklarımda,
Gözlerim telaş misali her gidenle ağlarda,
Pervasız gülüşün gözümü aldı gözlerim komada,
Aklım uçtu sen mağduru melteminle ayıldı,
Yalnız çorak bir arazide uyandı,
Suskunluğum minnetimdi...
Yokluğun varlığı acıttı, kendimi sahillere yasladım,
Bağladım uçarı aklımı, halattı kararlarım,
Ve kesin seçimim, beklemezdi hayat,
Ve söylerdi son sözü, umursamaz umuda inat…
Koştum yanına geldim seni bulmak için,
Her belayla yattım kalktım 3 yıl arayla,
Küsme ne olur Leyla Mecnun’a?
Bacaklarımı sarkıttım dalga çarpar ayağıma,
Sarı saçların akasya, çalmış kokunu manolya...
Saçının teline zarar gelmesin, burkulur yüreğim,
Yanlışa düşmektense yanlışı düşlemekten korkarım,
Güzellikler sende saklı dedim fark etmeni sağlarım,
Buz gibi karaya vurmuşum, kaybetmişim pusulamı,
Ben bir insanım; kalbim kırılmışsa ağlarım…
Yıllar beni yanlışa sürükledi, gel de içimi titret,
Yıkılır bendim ilk depremde, kendim kendimden geçecek,
Konduğum her papatya, yüzünden aldanıştı her çiçek,
Yetmiyor çabam bak, yürüyerek geliyorum sabret.
Bırak, yine başa döndü bu dünya,
Yine sona sardı aynı kaset, bıktım!
Bu kaygısızlık maratonunda, seni tanımak için baktım!
İçine düşünce koştum, yattım, kalktım…
Sabaha erdi dünüm, yine başa döndü bu dünya…
Gözlerim telaş misali her gidenle ağlarda,
Pervasız gülüşün gözümü aldı gözlerim komada,
Aklım uçtu sen mağduru melteminle ayıldı,
Yalnız çorak bir arazide uyandı,
Suskunluğum minnetimdi...
Yokluğun varlığı acıttı, kendimi sahillere yasladım,
Bağladım uçarı aklımı, halattı kararlarım,
Ve kesin seçimim, beklemezdi hayat,
Ve söylerdi son sözü, umursamaz umuda inat…
Koştum yanına geldim seni bulmak için,
Her belayla yattım kalktım 3 yıl arayla,
Küsme ne olur Leyla Mecnun’a?
Bacaklarımı sarkıttım dalga çarpar ayağıma,
Sarı saçların akasya, çalmış kokunu manolya...
Saçının teline zarar gelmesin, burkulur yüreğim,
Yanlışa düşmektense yanlışı düşlemekten korkarım,
Güzellikler sende saklı dedim fark etmeni sağlarım,
Buz gibi karaya vurmuşum, kaybetmişim pusulamı,
Ben bir insanım; kalbim kırılmışsa ağlarım…
Yıllar beni yanlışa sürükledi, gel de içimi titret,
Yıkılır bendim ilk depremde, kendim kendimden geçecek,
Konduğum her papatya, yüzünden aldanıştı her çiçek,
Yetmiyor çabam bak, yürüyerek geliyorum sabret.
Bırak, yine başa döndü bu dünya,
Yine sona sardı aynı kaset, bıktım!
Bu kaygısızlık maratonunda, seni tanımak için baktım!
İçine düşünce koştum, yattım, kalktım…
Sabaha erdi dünüm, yine başa döndü bu dünya…
Subscribe to:
Posts (Atom)