Gördün mü hiç bir tuz dağının suda nasıl eridiğini?
Gördüm ben bu yaşam boyu huzursuz iniltiyi,
Büyük bahçelerin küçük içinde,
Saksıların içinde,
Gördüm...
Uyurken uyandırılmış gibi,
Beni bir gül dalı sardı büyüttü belki...
O benki,
Aksi tavrımın önünde paradoks içinde,
Bir galibin önünde diz çökünce,
Bir mağlub olurum doğru bir düşünce...
Ne peki,
Yere dökülen gül yaprağının sessizliğimi,
Göğe bırakılmış bir nefesin sessizliğimi,
Bastığı yeri toprak diyerek geçmeyen birinin,
Dikkati ve tedirginliğimi...
Bekler mi beni,
Her yanı ama her yanı bir tebessüme muhtaç,
Bir sürü bahar gününün içinde,
Acaba bekler mi beni,
Uykularım, O sonsuz rüyalarım..olmaz onsuz hülyalarım..
Ama bilmezmiyim hiç,
Böyle sığ hayallerle oyalanmak yerine,
Kısacık bir zaman olmalıydı elimde...
Korkmuyorum artık solmaktan,
Solmaktan ve solgunluktan,
Yalnız korkar oldum,
Kırmaktan ve kırılmaktan,
Gelmişim nerelerden böyle,
Kurumuş bir yaban gülü yaprağı misali,
Yada pek kurumamış da,
Yorgun düşmüş taşımaktan...
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment